William Irvine’den Mutlu ve Daha Güzel Bir Hayat İçin Stoacı Formül
- 6 May
- 3 dakikada okunur
♣︎ Bu yazı Modern Stoacılık Rehberi'nin parçasıdır. Bu sayfada Modern Stoacılığın Dönüşümü ve Teknikleri üzerine yazılar bulacaksınız. Sayfadaki bu yazılara da göz atın: ♠︎ Stoik Düşünce İle Daha Sakin ve Huzurlu Olmak |
Belki de en büyük yanılgımız, her şeyin bir kez daha yaşanabileceğini sanmaktır.
Bir telefon görüşmesi, bir akşam yemeği, bir öpücük, bir vedasız ayrılık… Sanki hepsinin telafisi varmış gibi erteleriz. Oysa hayat bize sonsuz tekrar hakkı vermez; sadece farkına varmadığımız sınırlı sayıda an sunar.
İşte Stoacı düşüncenin sarsıcı gücü burada ortaya çıkar. Hem antik hem de modern Stoacı filozoflar “Momento Mori” yani ölümü hatırla kavramını çok önemserler. Ölümü hatırlamak, insanı karamsar yapmaz; aksine onu içinde bulunduğu uyuşukluktan kurtarmak ve daha güzel bir hayat için bir zaruri bir uyarıcı görevi görür.
Çünkü daha dikkatli yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz şey, zamanımızın bol olduğunu düşünmek değil; tam tersine, günlerimizin sayılı olduğunu kavramaktır.
Mutlu ve Daha Güzel Bir Hayat İçin Stoacı Formül: Anneni Ara!
William Irvine’nin mutlu ve anlamlı bir hayat için Stoacı formülü şudur:
X = Yaşamak için geriye kalan gün sayısı
Çoğu insan için, çoğu zaman, X’in değeri bilinmez. Ama unutmamamız gereken asıl şey şudur: Bu sayı her ne olursa olsun, sonludur.
Böyle bir düşünceyle yaşamak ilk bakışta karamsar görünebilir. Oysa Stoacılar bunun, insanın elinde kalan zamanı boşa harcamamasını sağlayacağını kavramışlardı.
Bugünü bir iş arkadaşınla ya da bir akrabanla anlamsız bir tartışmaya girerek mi geçirmelisin? Günlerinin sayılı olduğunu gerçekten aklında tutarsan, bunun çok değerli bir kaynağı israf etmek olduğunu fark edersin.
Düşünür buna bağlı başka bir formül daha önerir:
X = Hayatının geri kalanında bir şeyi kaç kez daha yapacağın
Bu etkinlik, şarkı mırıldanmak gibi sıradan bir şey olabilir. Benim için bu etkinliğin X değeri muhtemelen sıfırdır.
Ama bu, dilinin üstünde bir kar tanesi yakalamak gibi şiirsel bir şey de olabilir; vergi ödemek gibi tatsız bir şey de; yakın dostlarınla akşam yemeği yemek gibi son derece keyifli bir şey de.
Etkinlik ne olursa olsun, X’in değeri sonludur. Çünkü bize kalan zaman sonludur ve yaptığımız her şey bu zamandan bir pay alır.
Bu formülün kaçınılmaz sonuçlarından biri şudur: Yaptığımız her şeyin bir son defa yapılanı vardır.
“Anne babanı, onlar ölmeden önce on beş kez daha göreceksin.”
Sahil Bloom “Zenginliğin 5 Türü” adlı eserinde bir arkadaşının yukarıdaki soruyu kendisine yönelttiğinde bir tokat yemiş gibi olduğunu yazar ve devam eder: “Ortalama yaşam süresi seksen yılken annemle babam altmışlı yaşlarının ortalarındaydı ve ben onları yılda bir kez görüyordum. Hesap onlar ölmeden önce ikisini on beş kez daha görebileceğimi söylüyor. Beni yıkan bu matematikti. Hayatımı matematik değiştirdi.”
André Gide'in de belirttiği gibi, yaşamın arkasında "kapkaranlık bir ölüm fonunun" olması, her anın eşsiz değerini ortaya çıkarır. Gökyüzü ne kadar karaysa yıldızlar o kadar parlaktır; ölümü unutmak yaşamın sıradanlaşmasına neden olurken, onu hatırlamak dünyaya daha sıkı sarılmayı sağlar. Ölüm, yaşamın sonsuza dek sürmeyeceğini bildirdiği için hayatı daha yoğun ve daha gerçek yaşamaya çağırır.
William Irvine’nin bize önerdikleri etkileyicidir: Bir şeyi yaparken, zihnimizden kısa bir an için şu düşüncenin geçmesine izin vermek: Bunu belki de son kez yapıyor olabilirim. Yani o etkinlik için X = 0 olabilir.
Willian Irvine’e göre, böyle düşündüğümüzde, yaptığımız şeye gerçekten katılma ihtimalimiz artar. Onu dalgınlıkla, otomatik olarak, sanki uykuda yürür gibi yapıp geçmeyiz. Daha dikkatli, daha canlı, daha uyanık oluruz.
Sevdiğin birini öpmek, o öpücüğün istediğin zaman tekrar edilebileceğini düşünürken başka bir şeydir. Ama onu, bunun son kez olabileceğini bilerek öpmek bambaşka bir deneyimdir. Hatta yalnızca “belki son kez” ihtimali bile o ana derinlik kazandırır.
Bu formülle ilgili fark edilmesi gereken bir başka önemli nokta daha var: Çoğu zaman X’i, X+1’e dönüştürmek senin elindedir.
Yapman gereken tek şey, bir şeyi bir kez daha yapmak için bilinçli bir çaba göstermektir. Şu anda sevdiğin kişiyi öpüşünün hayatında X kadar tekrar hakkı vardır. Ama bu yazıyı okuduktan sonra gidip ona, normalde vermeyeceğin bir öpücük verirsen, bu sayıyı X+1’e çıkarmış olursun. Üstelik büyük olasılıkla bundan ikiniz de mutluluk duyarsınız.
Annen hâlâ hayatta mı? O halde şunu fark et: Hayatının geri kalanında onunla yalnızca X kadar daha konuşacaksın. X’in tam değeri bilinmez, ama bir gün bu sayının tükeneceği kesindir. Ya senin ölümün ya da onun ölümü, bu konuşma imkânını sona erdirecektir.
Ama bu sayıyı X+1’e çıkarmak senin elindedir. Tek yapman gereken telefonu eline almak ve onu aramaktır.

Günlerimizin Sayısını Bilmiyoruz; Ama Sonsuz Olmadığını Biliyoruz.
Aynı şekilde annemizle, babamızla, dostlarımızla, sevdiğimiz insanlarla geçireceğimiz anların da kaç kez daha tekrarlanacağını bilmiyoruz; yalnızca bir gün tükeneceklerini biliyoruz. Belki de bu yüzden daha dikkatli sevmeli, daha az ertelemeli, daha az oyalanmalı ve hayatın gerçekten değerli olan tarafına daha bilinçli yönelmeliyiz.
Stoacı formülün asıl gücü burada yatar: Ölümü düşünerek yaşamdan soğutmaz; tam tersine, bizi yaşadığımız ana geri çağırır. Çünkü bazen daha iyi bir hayat kurmak için yeni bir felsefeye değil, yalnızca şu basit farkındalığa ihtiyacımız vardır: Elimizde olan şey sonsuz zaman değil, sınırlı ama hâlâ değerlendirilebilir bir bugündür.
Bu yüzden belki de şimdi yapılacak en doğru şey, bu yazıyı bitirdiğin anda telefonu eline alıp anneni aramaktır. Daha mutlu ve daha güzel bir hayat senin elinde…




Yorumlar