top of page
Yeşil Yazılar logosu, kitaplar ve bilinçli yaşam temalı

İnsan Olmak Kitap İncelemesi: Konusu, Ana Fikri ve Analizi

  • 11 Mar
  • 7 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 3 gün önce

İnsan Olmak kitap incelemesi

Engin Geçtan’ın İnsan Olmak kitabı, insanın aynı korkulara, ilişkisel çatışmalara ve mutsuzluk döngülerine tekrar tekrar neden düştüğünü anlatan güçlü bir psikoloji klasiğidir. Engin Geçtan, kitabında kaygıdan değersizlik duygusuna, yalnızlıktan sorumluluktan kaçışa kadar insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi inceliyor.

İnsan Olmak kitabı bize hazır bir mutluluk reçetesi vermiyor; ama kendi davranışlarımızı görmeye ve yaşama gerçekten katılmaya çağırıyor.

BU İNCELEMEDE:

İnsan Olmak kitabının konusu, ana fikri, okuyucuya neler kazandırabileceği, günlük hayata uygulanabilecek önerileri, güçlü ve zayıf yönleri, güncelliği ve varoluşçu yönü ele alınıyor.

İnsan Olmak Kısa Bilgi

Kitabın Adı

:

İnsan Olmak

Yazar

:

Engin Geçtan

İlk Yayınevi

:

Adam Yayınları

İlk Baskı

:

1983

İncelenen Baskı

:

Metis Yayınları, 13. basım, Şubat 2016

Sayfa Sayısı

:

192

ISBN

:

978-975-342-398-4

Tür

:

Psikoloji, insan davranışları, kişisel farkındalık

Ana Konular

:

Kaygı, öfke, değersizlik, yalnızlık, ilişkiler, sorumluluk, özgürlük

Tek Cümleyle İnsan Olmak Kitabı Ne Anlatıyor?

İnsan, geçmişinin ve çevresinin üzerindeki etkilerini fark edip kendi yaşamının sorumluluğunu üstlendiğinde, korkuya dayalı savunmalardan uzaklaşarak daha özgür, sahici ve canlı bir hayat kurabilir.

İnsan Olmak Okunmaya Değer mi?

Engin Geçtan’ın İnsan Olmak kitabı, Türkçe psikoloji literatüründe okunması gereken önemli eserlerden biridir.

İlk kez 1983’te yayımlanan kitap, kırk yılı aşkın süredir okurların ilgisini koruyarak 30’dan fazla baskıya ulaşmış ve modern psikoloji alanının klasiklerinden biri hâline gelmiştir. Toplam satış rakamı yayınevi tarafından açıklanmasa da bazı büyük çevrimiçi kitapçıların kamuya açık satış sayaçları, eserin 100 binin üzerinde satışa ulaşmış olabileceğine işaret etmektedir.

Engin Geçtan Kimdir?

1932-2018 yılları arasında yaşayan Engin Geçtan, Türkiye’de varoluşçu psikolojinin önemli temsilcilerinden biri olmasının yanı sıra psikiyatrist, psikoterapist ve akademisyendi. Ankara ve İstanbul’daki çeşitli üniversitelerde öğretim üyeliği yaptı ve çok sayıda öğrenci yetiştirdi.

İnsan Olmak, Engin Geçtan’ın varoluşçu psikolojiye yaklaşımının en erişilebilir örneklerinden biridir.

İnsan Olmak Kitabının Konusu ve Kısa Özeti

İnsan Olmak kitabının konusu, insanın kişilik ve davranış örüntülerinin nasıl oluştuğu ve bazı psikolojik kısırdöngüler içinde neden sıkışıp kaldığıdır. Çocuklukta yaşanan reddedilme, aşırı koruma, baskı veya sevgisizlik; ilerleyen yıllarda insanlardan korkma, öfkeyi bastırma, değersizlik duygusu, kaygı ve bağımlı ilişkiler biçiminde yeniden ortaya çıkabilir.

Ancak Geçtan, insanın geçmişinin etkilerini fark ederek kendi yaşamının sorumluluğunu üstlenebileceğini gösterir. İnsan Olmak, değişimin mümkün olduğunu; ancak değişimin “neden böyleyim?” sorusuna takılarak değil, “bunu şu anda nasıl yapıyorum?” sorusu üzerine düşünmekle başladığını ileri sürer. İnsan Olmak’ın özeti tek bir düşünceye indirgenecek olursa şöyle ifade edilebilir: İnsan ancak hayatını seyretmeyi bırakıp ona katıldığında kendisi olabilir.

Kitap, “Birey ve Toplum”dan “Kendini Yaşamak”a uzanan bölümlerle insanın çocukluktan yetişkinliğe taşıdığı psikolojik örüntüleri inceliyor. İnsan Olmak, okurun kendi yaşamına tutabildiği ayna sayesinde değer kazanıyor.

İnsan Olmak Kitabının Ana Fikri Nedir?

İnsan Olmak kitabının ana fikri, özgürlüğün dış koşulların kusursuzlaşmasını beklemekten değil, kişinin kendi yaşamının sorumluluğunu üstlenmesinden geçtiğidir. Engin Geçtan’a göre “kendini yaşamak”; duygularını inkâr etmeden, seçimlerinin sorumluluğunu üstlenerek ve başkalarının da kendine özgü varlıklar olduğunu kabul ederek yaşamaktır.

Geçtan’ın güçlü mesajı şudur: Kendimizi sürekli savunmaya ayırdığımız enerji, farkındalık geliştikçe yaşamaya, üretmeye, sevmeye ve ilişki kurmaya açılabilir.

İnsan Olmak Kitabından 5 Temel Ders

Engin Geçtan’ın İnsan Olmak kitabından çıkarılabilecek beş temel ders şöyle özetlenebilir:

1. Kendi Varoluş Sorumluluğunu Üstlenin

İnsanın kaygı ve çaresizlik karşısında daha özgür davranabilmesinin önemli yollarından biri, kendi varoluş sorumluluğunu üstlenebilmesidir. Çoğu insan “iyi yaşama sorumluluğunu” görmezden gelerek başarısızlıkları için kaderi, toplumu veya geçmişini suçlar. Oysa özgürlük, kişinin kendi eylemlerinin ve seçimlerinin sorumluluğunu almasıyla başlar. Bu sorumluluğu üstlenmek, kişinin korkularıyla daha sağlıklı biçimde yüzleşmesine ve daha özgür ilişkiler kurmasına yardımcı olabilir.

2. Duyguları Bastırmak Yerine Onları Bilinçli Olarak Yaşayın

Öfke, kaygı ve kırgınlık gibi zorlayıcı duyguların bastırılması, bu duyguları ortadan kaldırmaz; aksine onların birikerek “düşmanca eğilimlere” ve “nevrotik kısırdöngülere” dönüşmesine neden olabilir. Önemli olan kızgınlığı fark edip yıkıcı davranışlara dönüştürmeden yönetebilmektir. İnsan, içindeki “hayvanı” - yıkıcı ama aynı zamanda canlı ve yaratıcı yönünü - kilit altında tuttukça yaratıcılığından ve yaşama sevincinden de yoksun kalabilir.

3. Değersizlik Duygusu ve “Görkem” Tuzağına Düşmeyin

Pek çok insan, çocukluktan getirdiği değersizlik duygusunu örtmek için gerçek dışı bir “görkem” veya “üstünlük” maskesi geliştirir. Bu kişiler sürekli başkalarından övgü bekleyebilir, eleştiriye dayanmakta zorlanabilir ve kendilerini olduklarından farklı göstererek yabancılaşabilirler. Oysa gerçek güç, kişinin kendi kusurlarıyla ve yetersizlikleriyle yüzleşebilme yürekliliğini göstermesidir; insan kendini olduğu gibi kabul edebildiği oranda kısırdöngülerinden özgürleşir.

4. Geçmişin İzlerini Anlayın; Ancak Onlara Tutsak Kalmayın

Çocukluk dönemindeki ana baba tutumları - reddedilme, aşırı koruma, kusursuzluk beklentisi - yetişkinlikteki karakter yapımızı büyük ölçüde etkiler. Ancak yetişkin bir birey için geçmişteki hatalardan dolayı ana babayı suçlamaya devam etmek, kendi sorumluluğundan kaçmanın bir yoluna dönüşebilir. İnsan, ana babasını kendi dünyaları ve sınırlılıkları olan ayrı bireyler olarak görebildiğinde, geçmişiyle daha gerçekçi bir ilişki kurabilir ve kendi yaşamının sorumluluğunu üstlenmeye başlayabilir.

5. Bağımlı İlişkiler Yerine Özgür Beraberlikler Kurun

Kitap, bireyin kendi benlik sınırlarını oluşturamamasının sonucu olarak ortaya çıkan “ortak yaşam” ilişkilerine dikkat çeker. Bu tür ilişkilerde taraflar birbirine aşırı bağımlı hâle gelir; ayrılık ya da diğerini kaybetme düşüncesi, kişinin kendi varlığına yönelik bir tehdit gibi yaşanabilir. Sağlıklı bir ilişki ise her iki tarafın da kendi özerkliğini ve benlik sınırlarını koruyarak bir arada olabildiği, birbirini yitirme korkusuna teslim olmadan sevgi bağını sürdürebildiği bir beraberliktir.

Kimler Okumalı, Kimler Okumamalı?

Kimler Okumalı

İnsan ilişkilerinde aynı döngülerin neden tekrarlandığını merak edenler, kaygı ve değersizlik duygularının köklerini anlamak isteyenler ve psikolojiye sade bir giriş arayanlar kitabı verimli bulacaktır.

Kimler Temkinli Okumalı?

Kesin tanılar, hızlı iyileşme reçeteleri veya güncel araştırmaların sistematik özetini bekleyenler ise kitabı daha mesafeli okumalıdır.

Günlük Hayata Uygulanabilecek Pratik Tavsiyeler

Eser bir alıştırma kitabı olmamakla birlikte, içerdiği düşünceler günlük davranışları gözlemlemek ve bazı alışkanlıkları sorgulamak için kullanılabilir.

Kendiniz için bir haftalık uygulama programı oluşturabilirsiniz. Buradaki amaç bir haftada “daha iyi biri” olmak değil, tekrarlanan bir davranışın öncesini ve sonrasını yakalamaktır. Program sırasında kısa notlar alın; kendinizi eleştirmeden yalnızca ne yaptığınızı tespit etmeye çalışın.

Aşağıdaki bir haftalık özgün uygulama programı, İnsan Olmak’taki düşüncelerden hareketle hazırlanmıştır. Program tek bir duyguyu - öfke, kaygı, değersizlik veya yalnızlık gibi - yakalamak üzerine kurulmalıdır. Amaç, davranışınızın nasıl ortaya çıktığını ve sonuçlarının sizi nasıl etkilediğini, davranış gerçekleştiği anda fark edebilmektir.

1. Tetikleyicileri kaydedin. Gün içinde öfke, kaygı veya değersizlik gibi belirgin ve zorlayıcı bir duygu yaşadığınız önemli anları yazın. “Ne oldu? O anda bedenimde ve duygumda ne oldu? İlk ne yapma dürtüsü geldi? Gerçekte ne yaptım? Sonuç ne oldu?” sorularını birer cümleyle yanıtlayın. Bu kayıt, otomatik tepki ile olay arasındaki bağı görünür kılar ve davranışı yakalamanıza olanak sağlar.

2. Sorumluluğu üçe ayırın. Not sayfasını “benim payım, başkasının payı, koşullar” diye üç sütuna bölün. Yalnızca ilk sütunda değiştirebileceğiniz küçük bir adım seçin. Böylece kendinizi suçlamakla sorumluluk almak arasındaki farkı daha net görebilirsiniz.Örneğin: Eşinize bağırdınız ve aranızda istenmeyen bir gerilim oluştu.Benim payım: Öfkelendiğimde sesimi yükselttim ve dinlemeyi bıraktım.Onun payı: Kendi söz ve davranışlarının sorumluluğu ona aittir.Koşullar: İkimiz de yorgun ve gergindik.Ben neyi değiştirebilirim? Öfkelendiğimi fark ettiğim anda konuşmaya kısa bir ara verebilir ve daha sonra sakin biçimde devam edebilirim.

3. Duyguyu yakalayın ve yönetin. “Sen hep böylesin” yerine “Bu olduğunda kızdım; bundan sonra şuna ihtiyacım var” kalıbını kullanın. Amaç haklı çıkmak ya da karşı tarafı yenmek değil; gerilimin ve duygunun kaynağını anlamak, ardından bunu daha yapıcı bir iletişime dönüştürmektir.

4. İç yaşantınızı fark etme kapasitenizi artırın. Ekran, müzik, alışveriş ve atıştırma olmadan oturun ya da yürüyün. Rahatsızlık yükselirse onu hemen gidermeye çalışmayın; bedende nerede hissedildiğini adlandırın. Bu çalışma, kişinin kendisini hemen oyalamadan iç yaşantısını fark edebilme ve yalnız kalabilme kapasitesini zamanla geliştirebilir.

5. Ertelediğiniz bir seçimi tamamlayın. Küçük olsun: bir randevu almak, “hayır” demek, yardım istemek ya da yarım işi bitirmek. Sonucun kusursuz olmasına değil, kararınızı hayata geçirmeye odaklanın.

6. Haftanın sonunda kayıtları okuyup dört soru sorun: 

En sık hangi durumda öfkelendim? İlk tepkim neydi: saldırmak, bağırmak, geri çekilmek ya da başka bir davranışta bulunmak mı?Benim değiştirebileceğim pay neydi?Bir sonraki benzer anda hangi tek davranışı farklı yapabilirim?Başarısız görünen günleri silmeyin; kısırdöngünün en belirgin olduğu yer çoğu zaman asıl veriyi taşır.

İnsan Olmak kitap incelemesi ve öfke çalışması

[Önemli not: Yoğun ve sürekli kaygı, depresyon belirtileri ya da ilişkide şiddet söz konusuysa bu uygulamalar profesyonel desteğin yerini tutmaz.]

İnsan Olmak Kitap Özeti (Bölüm Bölüm)

Aşağıdaki bağlantılardan bölüm bölüm İnsan Olmak kitap özeti sayfasına ulaşabilirsiniz. Ayrıca İnsan Olmak kitap özetini PDF olarak indirebilir veya sesli kitap özetini dinleyebilirsiniz.

Yeşil Yazılar Yorum ve Analizi

İnsan Olmak, Türkiye’de psikoloji alanında yazılmış ve hak ettiği ilgiyi görmüş nadir eserlerden biridir.

1983’te yayımlanmış olmasına rağmen İnsan Olmak’ın temel meseleleri şaşırtıcı ölçüde güncelliğini korumaktadır. Bunun nedeni, Engin Geçtan’ın kitabı belirli bir dönemin popüler psikoloji kavramları üzerine değil, insanın değişmesi daha güç olan temel davranış örüntüleri üzerine kurmuş olmasıdır.

Sosyal medya, artan rekabet ve hızlanan yaşam, insanı hem sürekli başkalarıyla kıyaslamaya hem de kendi ihtiyaçlarından uzaklaşmaya itiyor. Bu nedenle Engin Geçtan’ın “kendini yaşamak”, kendi davranışlarını fark etmek ve başkalarının beklentileriyle kendi gerçekliği arasındaki farkı görebilmek üzerine söyledikleri bugün daha da anlamlı hâle geliyor.

Bu nedenle İnsan Olmak’ı, her kuşağın kendi hayatına yeniden uyarlayabileceği bir insan davranışları rehberi olarak okumak daha doğru olur.

Kitabın Güçlü ve Zayıf Yönleri

Güçlü Yönleri

İnsan Olmak’ın en büyük güçlerinden biri, okura tanı koymadan kendini tanıma imkânı sunmasıdır. Geçtan’ın dili yalın ama yüzeysizdir. Kaygı, öfke, yalnızlık ve bağımlılık gibi konuları birbirinden ayrı sorunlar değil, aynı yaşam biçiminin parçaları olarak göstermesi hâlâ etkileyicidir.

Zayıf Yönleri

Kitap 1980’lerin bilgi dünyasında yazıldığı için bazı toplumsal örnekleri döneminin izlerini taşır ve kimi psikolojik açıklamaları günümüz araştırmalarıyla yeniden değerlendirmeyi gerektirir. Ayrıca pratik egzersiz arayan okur, uygulama kısmını yetersiz bulabilir.

Kitap Nasıl Okunmalı?

Hızlıca bitirmek yerine bölüm bölüm okuyun. Her bölümün sonunda, “Bunu kimde görüyorum?” diye sormadan önce “Ben bunu nasıl yapıyorum?” sorusu üzerinde düşünün.

İnsan Olmak Kitabı ve Varoluşçuluk

İnsan Olmak, aslında varoluşçuluğun en temel sorularını oldukça tanıdık bir dille önümüze getirir.

Geçtan’a göre özgürlük yalnızca istediğimizi yapabilmek değildir; yaptığımız seçimlerin sorumluluğunu da üstlenmeyi gerektirir. Bu yüzden özgürlük çoğu zaman beraberinde kaygıyı getirir.

Yalnızlık ve ölüm ise ne kadar kaçmaya çalışsak da hayatın değişmez gerçekleri olarak karşımıza çıkar. Geçtan’ın “kendini yaşamak” dediği şey de tam burada önem kazanır: Başkalarının beklentilerine göre değil, kendi gerçekliğini fark ederek yaşamak. Kitabın sahici yaşama açılan kapısı da aslında buradadır.

Benzer Kitaplar

👉 İnsanın Anlam Arayışı  Kitap Özeti– Viktor E. Frankl / Acı, anlam ve insanın yaşam karşısındaki tutumunu ele alan varoluşçu psikolojinin temel eserlerinden biridir. 

👉 Günübirlik Hayatlar Kitap Özeti – Irvin D. Yalom / Ölüm, yalnızlık, özgürlük ve anlam arayışını psikoterapi öyküleri üzerinden anlatır.

👉 Nasıl Varoluşçu Olunur Kitap Özeti – Gary Cox / Özgürlük, sorumluluk, seçim ve sahici yaşam gibi varoluşçu düşüncenin temel kavramlarını günlük hayatla ilişkilendirir.

👉 Kendine İyi Davran Güzel İnsan Kitap Özeti – Beyhan Budak / İnsanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi, öz şefkat, sınırlar ve psikolojik farkındalık üzerinden ele alır.

Kitabın Puanlaması

İnsan Olmak Kitap Özeti - Kütüphane

Yeşil Yazılar Puanı: 9/10

Psikoloji bilgisini insan sıcaklığıyla birleştirmesi, yıllar sonra bile kendimizi tanımamıza yardım eden sorular sorması ve insanı Türkiye’nin toplumsal gerçekliğinden koparmadan ele alması, kitabın kalıcılığını açıklayan başlıca özellikler arasında.

Sonuç

İnsan Olmak kitabı bugün bize en çok şunu hatırlatıyor: Mutsuzluğumuzun tamamını geçmişimize, ailemize, topluma ya da diğer insanlara yüklediğimizde, değişme gücümüzü de onlara teslim ederiz. Engin Geçtan’ın İnsan Olmak’ta çizdiği çerçevede özgürlük, hiçbir şeye ihtiyaç duymamak değil; korkularımızı, ihtiyaçlarımızı ve sınırlarımızı fark ederek yine de kendi seçimlerimizi yapabilmektir.

Bu kitaptan geriye üç davranış kalsın:

  • Duygunuzu bastırmadan fark edin. Kızgınsanız kızgınlığınızı, korkuyorsanız korkunuzu önce kendinizden saklamayın.

  • Seçimlerinizin sorumluluğunu başkasına bırakmayın. Küçük de olsa kendi hayatınız adına karar verin.

  • Hayatı seyretmek yerine ona katılın. Arayın, konuşun, deneyin, hata yapın, üretin, sevin. Çünkü hayat, hazır olduğumuzda başlamaz; katıldığımız anda başlar.


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

© 2025 Yeşil Yazılar - Tüm Hakları Saklıdır. İçerikler İzinsiz Kullanılamaz ve Çoğaltılamaz.

ABONE OLUN, ÜCRETSİZ KURGU DIŞI KİTAP E-POSTA BÜLTENİNE KATILIN

Aboneliğiniz icin teşekkurler!

bottom of page