Kitapları Nasıl Okumalı Kitap İncelemesi: Konusu, Ana Fikri ve Analizi
Güncelleme tarihi: 11 Ağu
📚 Bu yazı Kitaplar Sayfası'nın parçasıdır. Bu kitaplara da göz atın: ♠︎ Kendime Düşünceler Kitabı: Stoacı Günlük, Temalar ve Alıntılar |
Bir kitabın son sayfasına ulaşmak, onu gerçekten okuduğumuz anlamına gelir mi?
Mortimer J. Adler ve Charles Van Doren’in Kitapları Nasıl Okumalı kitabında sorguladığı temel varsayım tam olarak budur. Yazarlara göre okuma, gözün satırlar üzerinde ilerlediği edilgen bir faaliyet değildir. İyi okur; soru sorar, kitabın yapısını çözer, yazarın kullandığı temel kavramları belirler, savların nasıl kurulduğunu görür ve ancak bütün bunlardan sonra kendi hükmünü verir.
Bilgi çağında sürekli yeni kitaplar, makaleler, haberler ve içeriklerle karşı karşıya olduğumuz düşünüldüğünde, 1940’ta yayımlanmış bu eserin temel problemi şaşırtıcı ölçüde günceldir. Yazarların özellikle “bilgi sahibi olmak” ile “anlamak” arasında kurduğu ayrım, kitabın tamamını taşıyan düşünsel omurgadır.
BU İNCELEMEDE: Kitapları Nasıl Okumalı kitabının konusu ve ana fikri, dört okuma düzeyi, beş temel ders, uygulanabilir okuma yöntemi, güçlü ve zayıf yanları ile Yeşil Yazılar yorumunu ele alacağız. |
Kitapları Nasıl Okumalı Kısa Bilgi
Kitabın adı: | Kitapları Nasıl Okumalı: Akıllı Okurun Klasik Rehberi |
Özgün adı: | How to Read a Book |
Yazarlar: | Mortimer J. Adler, Charles Van Doren |
İlk yayımlanma: | 1940 (Güncelleme 1972) |
İncelenen baskı: | Atıf Yayınları, 2017 |
Sayfa sayısı: | 352 |
Tür: | Eğitim, eleştirel düşünme, okuma ve öğrenme |
Tek Cümleyle Kitapları Nasıl Okumalı Ne Anlatıyor?
Kitapları Nasıl Okumalı, metnin zorluğuna ve okurun amacına göre değişen bir okuma yöntemi kullanarak kitabın yapısını, kavramlarını ve savlarını çözmeyi; ancak onu gerçekten anladıktan sonra eleştirmeyi anlatıyor.
Mortimer J. Adler ve Charles Van Doren Kimdir?
Mortimer J. Adler, felsefe, eğitim ve klasik eserlerin geniş okur kitleleriyle buluşması üzerine çalışan Amerikalı filozof ve eğitimcidir. Charles Van Doren ise yazar, editör ve eğitimcidir.
Kitabın ilk versiyonunu Adler tek başına hazırladı. 1972’de yayımlanan genişletilmiş ve yeniden düzenlenmiş baskıda Charles Van Doren ortak yazar oldu. Adler, önsözde bu yeni baskının en önemli yeniliklerinden birinin dört okuma düzeyi olduğunu, ayrıca farklı kitap türlerinin nasıl okunacağı ve birden fazla eserin karşılaştırmalı biçimde nasıl inceleneceği konularının büyük ölçüde genişletildiğini belirtir.
Yazarların amacı, okuryazar olmakla iyi okur olmak arasındaki mesafeyi görünür kılmaktır.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü insan bir metindeki bütün kelimeleri okuyabilir ama yine de yazarın gerçekten ne söylediğini kavrayamayabilir.
Kitapları Nasıl Okumalı Konusu ve Kısa Özeti
Kitabın konusu, anlayış kazanmak amacıyla yapılan okumanın nasıl gerçekleştirileceğidir.
Adler ve Van Doren okumayı üç temel amaç üzerinden düşünür: eğlenmek, bilgi edinmek ve anlamak. Bunlardan en zor olanı üçüncüsüdür.
Bir metin zaten bildiğimiz düşünceleri bize yeniden anlatıyorsa yeni bilgiler edinebiliriz; fakat düşünme biçimimiz değişmeyebilir. Gerçek öğrenme ise henüz tam olarak anlayamadığımız bir metinle karşılaştığımızda başlar. Okurun görevi, yazarın düşünsel seviyesine doğru kendi çabasıyla yükselmektir.
Bu nedenle kitap boyunca okuma, pasif bir “bilgi alma” faaliyeti olarak değil, zihinsel çalışma olarak ele alınır.
Mortimer Adler ve Charles Van Doren’e göre okuma, dört kademeli bir derinleşme yolculuğudur. Kelimeleri çözmeyi sağlayan başlangıç okumasıyla ilk adım atılır; ardından eserin genel haritasını çıkaran inceleyici okumaya geçilir. Zihinsel emeğin merkezindeki analitik okumada ise kitap parçalarına ayrılır, bütünüyle anlaşıldıktan sonra adil bir biçimde değerlendirilir. Zirvedeki sintopik okumada artık tek bir eser değil, belirli bir konu etrafında birden fazla yazar konuşturulur. Amaç bir kazanan seçmek değil, tüm fikirleri buluşturup zihinde daha geniş bir düşünce haritası oluşturmaktır.
Kitapları Nasıl Okumalı Ana Fikri
Kitabın ana fikri şöyle özetlenebilir: Okumanın değeri, bitirdiğimiz sayfa veya kitap sayısıyla değil, metin karşısında gerçekleştirdiğimiz zihinsel faaliyetle ölçülür.
Kitaptan 5 Temel Ders (Okuyucu Ne Öğrenir?)
1. Her Kitap Aynı Hızda Okunmaz
“Daha hızlı okumak” otomatik olarak “daha iyi okumak” değildir.
Bir roman ile Kant’ın bir argümanı aynı hızda okunamaz. Bazen hızlanmak, bazen yavaşlamak gerekir.
Gerçek okuma becerisi, tek bir hızda ilerlemek değil, metnin güçlüğüne ve amacımıza göre vites değiştirebilmektir.
Bu nedenle her kitap, kendi seviyesine uygun bir hızda okunmalıdır.
2. Ön Okuma Zaman Kaybı Değildir
Kitabı okumadan önce kitap hakkında bilgi edinmek, okumayı bozmaz; tersine kolaylaştırır.
İçindekilere bakmak, önsözü okumak, bölüm başlıklarını taramak ve birkaç kritik sayfayı incelemek kitabın mimarisini gösterir.
Bu davranış özellikle zor kitaplarda önemlidir. Ağaçlara bakarken ormanı kaybetmemek için önce ormanı görmek gerekir.
3. Not Almak Kitapla Konuşmaktır
Sadece altını çizmek çoğu zaman yeterli değildir.
“Neden önemli?”, “Burada ne iddia ediyor?”, “Bunun önceki bölümle ilişkisi ne?”, “Katılıyor muyum?” gibi sorularla kenara not düşmek, okumayı düşünmeye dönüştürür.
Bu nedenle iyi kullanılmış bir kitap yalnızca yazarın düşüncelerini değil, okurun düşünme izlerini de taşır.
4. Anlamadan Eleştiri Olmaz
Bir fikri eleştirmeden önce onu mümkün olan en güçlü ve doğru biçimiyle anlamaya çalışmak gerekir.
“Katılmıyorum.” demek tek başına bir argüman değildir.
Okur, yazarın bilgisinin eksik olduğunu, yanlış bilgi kullandığını, mantıksal hata yaptığını veya sorunu eksik çözdüğünü gösterebildiği ölçüde gerçek eleştiriye yaklaşır.
Bu tutum yalnızca iyi okurluğun değil, iyi tartışmanın da temelidir.
5. İyi Kitaplar Okuru Büyütür
Bazı kitaplar eğlendirir. Bazıları bilgi verir. Az sayıdaki kitap ise okurun düşünme kapasitesini zorlar.
Adler ve Van Doren’in özellikle değer verdiği kitaplar bunlardır. İlk okumada bize kolay gelmeyen fakat emek verdikçe yeni kavramlar ve yeni düşünme biçimleri kazandıran eserlerdir.
Dolayısıyla entelektüel gelişim açısından soru yalnızca “Kaç kitap okudum?” değildir.
Daha güçlü soru şudur: “Hangi kitaplar beni okumadan önceki kişiden farklı biri hâline getirdi?”
Kimler Okumalı, Kimler İçin Zorlayıcı Olabilir?
Kimler Okumalı?
Kitapları Nasıl Okumalı özellikle üniversite öğrencileri, araştırmacılar, öğretmenler, yazarlar, felsefe, tarih ve sosyal bilim okurları ile okudukları kitaplardan daha fazla şey hatırlamak ve anlamak isteyenler için güçlü bir başvuru kitabıdır.
Yeni bir kitap okuma alışkanlığı geliştirmek isteyenler de bu eserden yararlanabilir.
Kimler İçin Zorlayıcı Olabilir?
Kitap, yer yer yoğun ve zorlayıcıdır. Kısa, akıcı ve daha çok eğlence amaçlı kitapları tercih eden okurlar için bazı bölümler ağır gelebilir.
Kitaptan Günlük Hayata Uygulanabilecek Pratik Tavsiyeler
Kitabın yaklaşık dört yüz sayfaya yayılan sistemini çok daha basit bir günlük yönteme dönüştürebiliriz.
Okuma amacınızı belirleyin
Kitabı açmadan önce tek cümle yazın: “Bu kitabı neden okuyorum?”
Keyif için mi? Genel bilgi için mi? Derinlemesine anlamak için mi? Bir araştırma sorusuna cevap bulmak için mi?
Amaç değiştiğinde okuma biçimi de değişmelidir.
İlk 10 dakikayı kitaba değil, kitabın haritasına ayırın
İçindekileri inceleyin. Önsöze bakın. Bölüm başlıklarını tarayın. Dizine göz atın. Sonra şu cümleyi tamamlayın:
“Sanırım bu kitap esas olarak … sorusuna cevap vermeye çalışıyor.”
Dört soruluk bir okuma kartı oluşturun
Defterinizde dört bölüm açın:
Bütünü ne hakkında?
Temel iddiaları neler?
Hangilerine katılıyorum veya katılmıyorum?
Bunun benim düşüncem açısından önemi ne?
Her okuma oturumundan sonra birkaç cümle eklemek yeterlidir.
Altını daha az çizin, kenara daha fazla yazın
Bir paragrafın altını çizdiğinizde kendinize sorun: “Neden?”
Cevap veremiyorsanız muhtemelen sadece ilginç görünen bir cümleyi işaretliyorsunuz.
Not alma, seçmekten çok düşünmek için yapılmalıdır.
Kitabın sonunda bir sayfalık sentez yazın
Kitabı kapattığınızda şu beş maddeyi tamamlayın:
Ana soru → Ana tez → Üç önemli fikir → Katılmadığım nokta → Hayatıma/çalışmama etkisi
Bu tek sayfalık uygulama, yüzlerce altı çizilmiş cümleden daha değerli olabilir.
Kitapları Nasıl Okumalı Kitap Özeti (Bölüm Bölüm)
Aşağıdaki bağlantılardan bölüm bölüm Pürdikkat kitap özeti sayfasına ulaşabilirsiniz. Ayrıca Pürdikkat PDF özeti indirebilir veya sesli özeti dinleyebilirsiniz.
Yeşil Yazılar Yorum ve Analizi
Kitapları Nasıl Okumalı, çağımızın “daha fazla tüket” mantığını zihinsel dünyamızda da sorgulamamızı sağlayan güçlü bir eser.
Bugün yıllık kitap sayıları ve sosyal medyada paylaşılan okuma listeleri nedeniyle kitap okumak zaman zaman bir tamamlama yarışına dönüşebiliyor.
Adler ve Van Doren’in yaklaşımı ise başka bir ölçü öneriyor:
Okuduğunuz kitap sizi ne kadar düşündürdü?
Bu perspektiften bakıldığında, elli kitabı hatırlamadan okumakla beş güçlü kitap üzerinde aylarca düşünmek aynı şey değildir.
Yeşil Yazılar açısından kitabın en önemli tarafı da burada ortaya çıkıyor. Bilinçli yaşam yalnızca tüketimi azaltmak değildir; dikkati de seçici kullanmaktır. Okumak için kitap seçerken aslında zamanımızı, dikkatimizi ve zihnimizin gelecekte hangi fikirlerle yaşayacağını seçiyoruz.
Kitabın bir diğer güçlü yanı, entelektüel tevazuya verdiği önemdir. Önce anlamak, sonra eleştirmek.
Bu basit kural, sosyal medya tartışmalarından siyasete, felsefeden gündelik ilişkilere kadar genişletilebilir. Günümüz tartışmalarının önemli bir bölümünde ise tam tersi olur: Bir görüşü henüz anlamadan ona karşı pozisyon alırız.
Adler’in talepkâr okuru ise önce şu soruyu sorar: “Karşımdaki kişi gerçekten ne söylüyor?”
Ancak bundan sonra şu soruya geçer: “Haklı mı?”
Kitabın Güçlü ve Zayıf Yönleri
Güçlü Yönleri
Kitabın en güçlü yanı, “iyi okumayı” soyut bir erdem olmaktan çıkarıp somut basamaklara ayırmasıdır.
İnceleyici, analitik ve sintopik okuma ayrımları bugün de son derece kullanışlıdır. Tarih, felsefe, psikoloji, sosyal bilimler, doğa bilimleri ve edebiyat gibi farklı türlere aynı yöntemle yaklaşmamamız gerektiğini göstermesi de eserin kalıcı değerlerinden biridir.
Zayıf Yönleri
Kitabın en belirgin sorunu kapsamıdır.
Temel düşünceler oldukça güçlü olsa da bunların yaklaşık dört yüz sayfaya yayılması bazı bölümlerde tekrar hissi yaratır. Ana sistemi uygulamadan metni baştan sona okumaya çalışan okur, ironik biçimde kitabın kendisi tarafından yorulabilir.
Kitap Nasıl Okunmalı?
Bu kitabı iyi okumanın en uygun yolu, ironik biçimde kitabın kendi yöntemini kitaba uygulamaktır.
Kendinizi Geliştirecek Kitapları Seçmelisiniz
Adler ve Van Doren’e göre iyi bir okur, yalnızca ilgi çekici ya da kolay okunan kitapları değil, kendi anlayış düzeyini aşan ve zihnini çalışmaya zorlayan kitapları da seçmelidir. Çünkü bizi gerçekten geliştiren eserler, zaten bildiklerimizi tekrar edenler değil; kavramlarımızı genişleten, düşünme biçimimizi sorgulatan ve okumadan önceki hâlimizden daha ileriye taşıyan kitaplardır. Bu nedenle kitap seçiminde “Bunu kolayca bitirebilir miyim?” sorusundan çok, “Bu kitap bana yeni bir anlayış kazandırabilir mi?” sorusu önemlidir.
Marcus Aurelius’un Kendime Düşünceler adlı kitabı buna güzel bir örnektir. İlk bakışta kısa notlardan oluşan sade bir eser gibi görünse de sabırla ve düşünerek okunduğunda insanın öfke, ölüm, sorumluluk, kontrol ve iyi yaşam hakkındaki kabullerini sorgulamasını sağlar. Böyle kitaplar yalnızca okunup bitirilmez; zaman zaman yeniden açılır, üzerinde düşünülür ve okur geliştikçe yeni anlamlar kazanır.
Benzer Kitaplar
👉 Pürdikkat – Cal Newport: Adler’in aktif okuma anlayışı için gereken kesintisiz dikkatin modern çalışma hayatında nasıl korunabileceğini anlatır.
👉Kitapların İyileştirme Gücü - Kitap Özeti: Daha iyi karar vermek ve otomatik zihinsel tepkilerden uzaklaşmak üzerine tamamlayıcı bir eserdir.
👉 Atomik Alışkanlıklar – James Clear: Okuma yöntemini kalıcı bir davranış sistemine dönüştürmek isteyenler için güçlü bir eşlikçi olabilir.
Kitabın Puanlaması
Yeşil Yazılar Puanı: 8,7/10
Kitapları Nasıl Okumalı, ciddi okurlar için temel başvuru kitaplarından biridir.
Her bölümü eşit ölçüde güncel veya gerekli olmayabilir. Fakat kitabın merkezindeki aktif okuma, önce anlama sonra eleştirme, uygun hızda okuma ve kitaplar arasında düşünsel bağlantılar kurma ilkeleri hâlâ güncelliğini korumaktadır.
Sonuç
Özellikle kitapları bitirdiğiniz hâlde bir süre sonra ne okuduğunuzu hatırlamadığınızı, zor eserlerin ortasında kaybolduğunuzu veya çok okuyup az düşündüğünüzü hissediyorsanız Kitapları Nasıl Okumalı okunmaya değer.
İyi okurluk, doğuştan sahip olunan bir yetenek değil, geliştirilebilen bir zihinsel disiplindir.
Soru sorarak, not alarak, yeniden okuyarak, kavramları ayırarak ve hükmü aceleye getirmeyerek daha iyi bir okur olunabilir.
Kitabın en kalıcı düşüncesini Yeşil Yazılar açısından şöyle ifade edebiliriz:
Mesele daha fazla kitap tüketmek değil, birkaç güçlü kitabın zihnimizde gerçekten çalışmasına izin vermektir.
Çünkü iyi bir kitap yalnızca bilgi eklemez.



Yorumlar