top of page

Stoa Felsefesinin Üç Yaşam Kuralı Ya da Disiplini


Stoa Felsefesi Resmi

Stoacı filozof Epiktetos ve takipçisi İmparator Marcus Aurelius, dört temel erdemin ötesinde, yaşamınıza rehberlik etmesi gereken üç yaşam kuralını (disiplin) Stoa felsefesine eklemlemişlerdir. Bu yaşam kuralları Marcus Aurelius’un “Düşünceler” kitabında son derece iyi aktarılmıştır.

Bu yaklaşıma göre, insan davranışları doğanın zorunlu akışı içinde bireyin dış dünya ve kendi düşünceleriyle olan ilişkilerini belirleyen üç yaşam kuralına boyun eğer. Bunlar arzu, eylem ve rıza disiplinleridir.

Fransız felsefeci Pierre Hadot, İç Kale (Türkçe basım Ekim 2021; Melisa Matbaacılık) adlı eserinde Marcus Aurelius'un “Düşünceler” eserinin çok kapsamlı bir analizini yapar ve burada üç disiplini ayrıntılı olarak inceler. Hadot'un yorumu, Stoacı öğretiyi anlamak için oldukça açık ve basit bir model sağlar. Hadot, üç disiplinin de farklı açılardan uyum içinde yaşamamıza yardımcı olmayı amaçladığını, sakin ve uyumlu bir yaşam biçiminin sırrını öğretmek için bir araya geldiklerini öne sürer ve üç yaşam kuralını şu şekilde ifade eder;

Evrensel doğanın bizim payımıza hazırladıklarını kabul etmeyi sağlayan “arzu disiplini”,
İnsanlara yardımlaşma gereğini dayatan “eylem disiplini”,
Doğruyu yanlıştan ayırmaya yarayan “rıza disiplini”.

Arzu Disiplini (Stoacı Kabul)

Epiktetos’a göre arzu disiplininin amacı; arzularımızda hüsrana uğramamak ve kaçınmaya çalıştığımız şeyin kucağına düşmemektir. Hayattaki amacımız, olmasını istediğimiz gibi olan olayları aramak değil, hayatımız sorunsuz ilerlerken olayların olmasını dilemektir.

Arzu disiplini her şeyin doğasının istediğinden başka herhangi bir şeyi arzulamayı reddetmek anlamına gelir.

Hadot, bu disiplinin amacını “amor fati” veya kişinin kaderini sevgi dolu bir şekilde kabul etmesi olarak adlandırır.

Stoacılar, yaşamdaki korkularımızın, endişelerimizin ve genel stresin çoğunun yanlış önceliklere sahip olmaktan kaynaklandığına inanıyordu. Para kazanmamız, ünlü olmamız ve kendimizi sonsuza dek sağlıklı tutmamız gerektiğini düşünüyoruz. Sorun şu ki, bunların hiçbiri nihayetinde bizim kontrolümüz altında değildir.

O halde bizim kontrolümüz altında olan nedir? Yargılarımız, düşüncelerimiz ve kanaatlerimiz.

Bize bağlı olan ve olmayan şeyler arasındaki ayrıma kontrol ikiliği denir ve Epiktetos'un felsefesinde merkezi bir rol oynar. Arzu disiplini, kontrol ikilemini içselleştirmeyi ve arzularımızı kontrol edemediğimiz dışsal şeylerden uzaklaştırmayı amaçlar. Bunun yerine, dikkatimizi kontrol ettiğimiz içsel şeylere yönlendirir.

Arzu disiplinini uygulamada başarılı olursak, ödül büyüktür: elimizden gelenin en iyisini yaptığımız inancıyla ve yaşamda kazanmak kadar kaybetmeyi de olağan karşılayan bir anlayışla kaygı veya stresten uzak huzurlu bir yaşama ulaşabiliriz .

Epiktetos’un kontrol ikilemi tekniğini göz önüne alırsak arzu disiplini rıza disiplini ile iç içedir.

Eylem Disiplini (Stoacı İyilik)

Yazgımızı kabul ettikten, hırs ve heveslerimizi mantık süzgecinden geçirip ılımlaştırdıktan sonra sıra eylem disiplinine gelir.

Marcus Aurelius’ta eylemin amacı, bütün insanların iyiliğidir ve bu yüzden de eylem disiplininin alanı diğer insanlarla, evrensel doğa ve akılla tamamen özdeş olan, akılcı insan doğası ve aklının dayattığı yasa ve ödevler tarafından yönetilen ilişkilerdir.

Eylem disiplini akıl ve düşünce ölçütünü insan etkinliğine dayatır. Marcus Aurelius’a göre eylemin bir amacı olmalı ve adaleti içermelidir. Bütün eylemlerde bulunması gereken diğer özellikler ciddiyet ve ağırlıktır. Buna karşı gelen kusur ise hafifliktir.

Stoacı her şeyden önce, yaşamını eylemlerini birer birer yerine getirerek oluşturur; yani şimdiki anın, şu anda yapmakta olduğu edimin üzerine odaklanır ve geçmişle geleceğin, aklını karıştırmasına izin vermez.

Eylem disiplini, etik bir yaşam sürmenizi gerektirir. Bu, hayatınıza devam ederken iyi, kötü ve kayıtsızlık arasındaki farkı anladığınız anlamına gelir. Bu disiplin öncelikle insanlık sevgisini öğretir. Bu, insanlığın hizmetinde gerçek mutluluğun yerine getirilmesi ve peşinde koşmakla ilgilidir.

Bize bağımlı olan ve sırayla bağımlı olduğumuz başkalarının yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz. Onlarla nasıl etkileşimde bulunmamız gerektiğini düşünmek önemlidir.

Stoacı felsefe, diğer insanlara kendimize davranılmasını istediğimiz gibi davranmamız gerektiğini vurgular. Bunun anlamı adaletli olmaktır. Burada, insanlar hata yaptıklarında bile, hala akıl yürütme ve öğrenme yeteneğine sahip olduklarını hatırlamamız gerekir.

Rıza Disiplini (Stoacı Farkındalık)

Üçüncü disiplin olan rıza, Epiktetos'a göre ustalaşması en zor disiplindir. Buradaki rıza, şeylerin/olanların üzerine düşünme şansımız olduktan sonra ilk izlenimleri nasıl değerlendirdiğimizi ve nasıl karar verdiğimizi ifade eder. Stoacı rıza ilk duygulara teslimiyet değil, bu ilk izlenimlerin analitik incelenmesinin sonucudur. Yani dış dünyada olanlara hemen kendimizi kaptırmadan zihinsel değerlendirme neticesinde rızamızı ya da onayımızı ortaya koymaktır.

Stoacı felsefeye göre yaşam temel olarak insanın iç söylemine egemen olmasından ibarettir. Bireyin yaşamındaki her şey nesnelere nasıl anlam yüklediğine bağlıdır. Epiktetos’un sözleriyle,

“Bize dert olan şeyler aslında o şeylerin kendileri değil, bizim onlar hakkındaki yargılarımızdır.”

Epiktetos, izlenimlerimizi önce değerlendirmeden ya da uygun eğitim almadan hareket etmememiz gerektiğine inanıyordu, çünkü hata yapma ihtimalimiz yüksektir. İzlenimlerimizi duraklatmalı ve analiz etmeliyiz.

Rıza disiplini işte bunu yapar: Bizi ne yapmak üzere olduğumuz hakkında daha dikkatli ve daha bilinçli düşünmemiz için eğitir. Amaç, daha az yanlış yargıda bulunmak ve dolayısıyla yaşamda daha az hata yapmaktır.

Düşünmeden ilk izlenimlere asla rıza göstermemeliyiz. Ama hayatta her zaman durup bir şeyler düşünmek için zamanımız olmaz. Bu yüzden Epiktetos, durum ne olursa olsun doğru yargıyı hazır bulundurmamız gerektiğini söylüyor.

Mesele pişmanlığa kapılmamaktır, çünkü geçmiş bizim kontrolünüz dışındadır. Geçmişi değiştiremeyiz, ancak yaptığımız hatalardan öğrenebiliriz. Deneyimlerden öğrenmek bilgeliğin çok önemli unsurudur.

Hadot, bu disiplinin amacını “iç kale” olarak adlandırır; çünkü rıza disiplini, yaşamdaki en büyük iyiliğin sürekli farkındalığını içerir. 

Stoa Felsefesinin Üç Yaşam Kuralı/Disiplininin Erdemlerle İlişkisi

Bu üç yaşam kuralı/disiplini üç erdemle eşleştirilmiştir.

Eylem disiplininde kişi ve nesnelerin değerlerinin hiyerarşisine saygı göstermek, yani adalete göre hareket etmek gerekir.

Rıza disiplini sayesinde söylem doğru olmalıdır ve disiplinle eşleşen erdemde doğruluktur. Bile bile yalan söyleyen kişi hem söylemi doğru olmadığı için rıza alanında hem de başkalarına karşı adaletsizlik yapmış olduğu için eylem alanında yanlış yapmış demektir. Kasti olmadan yalan söyleyen yani kendi de aldanmış olan kişiyse, yargılarını eleştirmeyi bilemediği ve rızalarına egemen olamadığı için doğru ile yanlışı ayırt edemez hale gelmiştir.

Nihayet, arzu disiplinindeyse, evrensel doğanın isteğinden başka bir şey istememek gerekir ve bu yüzden de hazlar arzulanmamalı, acılardan da kaçılmamalıdır. Bu disiplinin karakteristiği ılımlılıktır.

Stoa felsefesinin ve üç yaşam kuralının temelinde insan vardır. Stoacı, insanın mutlak değerine inanmaktadır. Seneca’nın dediği gibi;

“İnsan insan için çok değerli bir şeydir”

Faydalanılan Kaynaklar:

1.Pierre Hadot. (2021), İç Kale

2.Massimo Pigliucci, (2021), Think Like Stoic

3.Massimo Pigliucci, (2020), The Stoic Guide to a Happy Life


33 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page