top of page
yesil_yazilar_logo

Stoacı Felsefede Erdem Nedir? Erdem (İyi) İle Erdemsizlik (Kötü) ve Kayıtsız Olanların Farkını Anlamak

  • Yazarın fotoğrafı: Birol SAĞLAM
    Birol SAĞLAM
  • 2 gün önce
  • 4 dakikada okunur

Stoacılığa yeni başlayanlar doğal olarak “erdem nedir?”, “nasıl erdemli olunur?” gibi soruların cevaplarını bulmakta zorlanırlar. Erdemin ne olduğunu anlamak; “iyi, kötü ve kayıtsız”  kavramlarıyla ilişkisini anlamakla mümkündür. 

Stoacılıkta var olan her şey; insan karakteri, mutluluğu ve doğayla uyumu üzerindeki etkilerine göre üç ana kategoriye ayrılır: İyi, Kötü ve Kayıtsız. Bu ayrım, felsefenin kurucusu Kıbrıslı Zenon tarafından temellendirilmiş ve okulun ahlak sisteminin çekirdeğini oluşturmuştur.

Antik Stoacıların iyi ve kötü kelimelere yüklediği anlam, modern dünyada alışık olduğumuz anlamdan köklü biçimde farklıdır. Tam da bu nedenle, Stoacılığın ne olduğunu gerçekten anlamaya çalışırken atılacak en doğru adım, onların “iyi” anlayışını kavramaktır.

Epiktetos "erdem nedir?" konusunda ders veriyor

Stoacı Felsefede Erdem Nedir?

Stoacılara göre tek gerçek “iyi” vardır; o da erdemdir (arete) ve erdeme dayalı olan her şeydir. Erdemli olmak ise kusursuz bir ahlaki karakter geliştirmek anlamına gelir. Bu da adil, ölçülü, bilge ve cesur bir insan olmak demektir. Stoacı etik, insanın değerini sahip olduklarıyla değil, nasıl bir karaktere sahip olduğu ile ölçer.

Bu noktayı özellikle vurgulamak gerekir: Stoacılıkta erdem, iyi şeyler listesindeki tek maddedir. Bu nedenle dış dünyada genellikle “iyi” olarak adlandırdığımız pek çok şey (başarı, ün, zenginlik ya da güvenlik) Stoacı anlamda iyi değildir. Bunlar değerli olabilir, tercih edilebilir olabilir; fakat ahlaki anlamda “iyi” değildirler.

Stoacı Felsefede Erdemsizlik Nedir?

Nasıl ki tek bir iyi varsa, Stoacılara göre tek bir kötü vardır: Erdemsizlik. Erdemsizlik, ahlaki açıdan kusurlu bir karaktere sahip olmaktır. Yani adaletsiz, ölçüsüz, cahil, korkak ya da kendini denetleyemeyen biri olmak. Stoacılıkta kötülük, dış dünyada olup bitenlerden değil; insanın bilinçli seçimlerinden ve karakterinden kaynaklanır.

Erdemsizlik, kötülerden biri değildir; tek kötüdür. Bu, günlük hayatta “kötü” dediğimiz pek çok şeyin Stoacı anlamda kötü olmadığı anlamına gelir. Örneğin ağır bir hastalık, işini kaybetmek ya da itibarını yitirmek Stoacılar için kötü değildir. Bunlar zor, acı verici ve kaçınılması tercih edilen durumlardır; fakat insanı ahlaki olarak kötü yapmazlar.

Bağlam Stoacı Etiğin Merkezindedir

Bu noktada Stoacıların neden yanlış anlaşıldığını görmek zor değildir. “Erdem tek iyidir” dediklerinde, Stoacılar hayatın geri kalanının önemsiz olduğunu söylemezler. Söyledikleri şey genelde çağdaş insanın sahip olduğu anlayıştan farklıdır: Bir şeyin olumlu sonuçlar doğurması, onun her koşulda ahlaki olarak iyi olduğu anlamına gelmez.

Bunu bir örnekle açıklayalım. Diyelim ki bir şehirde düzen ve güvenlik sağlamak adına tüm bireysel özgürlüklerin askıya alındığı, sürekli gözetimin olduğu bir sistem kurulmuş olsun. Suç oranı sıfıra yakın olabilir, sokaklar “güvenli” olabilir. Ancak bu düzen, korku ve baskı yoluyla sağlanıyorsa Stoacılara göre burada ahlaki bir sorun vardır. Böyle bir durumda, bu “düzeni” bozmak pahasına da olsa adaletsizliğe karşı çıkmak erdemli bir insanın görevi olabilir. Yani dışarıdan bakıldığında olumlu görünen bir sonuç, erdemle çelişiyorsa Stoacı anlamda iyi değildir.

Benzer bir durum “kötü” kavramı için de geçerlidir. Stoacılar erdemsizliğin tek kötü olduğunu söylerken, dışsal koşulların ahlaki değerini tamamen yok saymazlar. Örneğin bir hukuki sistemde adaletsiz bir yasa yürürlükte olabilir. Böyle bir yasaya uymak, bağlama göre bazen daha büyük bir zararı önleyebilir. Ancak bu, adaletsizliğe sessiz kalmanın her zaman doğru olduğu anlamına gelmez. Stoacı bakış açısında mesele, hangi seçimin erdemli karakterle uyumlu olduğudur.

Bu nedenle Stoacılar katı ahlaki kurallar koymaktan kaçınırlar. Onlar için bağlam her zaman önemlidir. Hiçbir kural, her durumda doğru davranışı garanti edemez. Aynı eylem, farklı koşullarda ahlaki açıdan tamamen farklı anlamlar taşıyabilir. Ancak Stoacıların bu konuda tavizsiz oldukları bir nokta vardır: Erdemsiz bir karaktere sahip olmak kötüdür. İnsan, hangi koşulda olursa olsun adaletsiz, zalim ya da ölçüsüz olmayı mazur gösteremez.

Stoacı Felsefe Erdem Merkezli Bir Felsefedir

Stoacılık bu yönüyle erdem merkezli bir felsefedir. Stoacılar için erdem mutluluğa erişmenin tek yoludur. Stoacılar mutluluğu “eudaimonia” kavramıyla tarif eder; yani mutluluk iyi bir yaşam inşa etmektir. Keyif ve iç huzuru bu yaşamın meyvesidir. 

Erdemli insan, iyi davranmak için zorlanmaz; çünkü başka türlü davranamaz. Onun için doğru olanı yapmak, karakterinin doğal bir sonucudur.

Stoacıların iddiası şudur: Eğer insanlar erdemli bir karakter geliştirebilseydi, adaletsizlikler azalır, zulüm ortadan kalkar ve birçok toplumsal sorun kendiliğinden çözüme kavuşurdu. Bu yüzden Stoacılar için erdemden daha değerli hiçbir şey yoktur; erdemsizlikten daha korkunç bir şey de yoktur.

Stoacı Felsefede Kayıtsız Olanlar Nedir?

Stoacılıkta erdem de erdemsizlik de olmayan her şey “kayıtsız” (indifferent) diye anılır. İlk bakışta bu kelime “hiçbir şeyin önemi yok” şeklinde anlaşılabilir; ama Stoacılar tam tersini söyler: Bu şeyler önemsiz değil, sadece kendi başlarına iyi ya da kötü değiller. İyi ve kötü, dış koşullarda değil; bizim seçimlerimizde, niyetimizde ve karakterimizde bulunur.

Stoacılara göre “kayıtsızlar”, insanı otomatik olarak mutlu ya da mutsuz etmez. Mutluluğun anahtarı, onları nasıl kullandığımızdır. Bu yüzden Stoacılar kayıtsızları ikiye ayırır:

  • Tercih edilen kayıtsızlar (proēgmena): Yaşamı sürdürmeye ve gelişmeye daha elverişli olan; bu yüzden akla uygun biçimde seçilmesi mantıklı olan şeylerdir. Sağlık, maddi imkân, itibar, güçlü ilişkiler, rahat bir yaşam gibi…

  • Tercih edilmeyen kayıtsızlar (apoproēgmena): Doğal olarak zorlayıcı olan; bu yüzden akla uygun biçimde kaçınmak isteyeceğimiz şeylerdir. Hastalık, yoksunluk, itibarsızlık, acı, kayıp ve ölüm gibi…

Buradaki kritik nokta şudur: Sağlık “iyi” değildir; hastalık da “kötü” değildir. Sağlık tercih edilir, hastalıktan kaçınılır; ama ikisi de ahlaki anlamda iyi-kötü sınıfında değildir. Çünkü sağlıkla da erdemsiz olunabilir; hastalık içinde de erdemli kalınabilir.

Stoacılara göre para “kayıtsız”’dır. Bir kişi parayı başkalarını ezmek, gösteriş ya da haksızlık yapmak için kullanabilir; bir başkası aynı parayı adil bir iş kurmak, ihtiyaç sahibine destek olmak, faydalı bir proje yürütmek için kullanabilir. Para aynı para… Değişen şey karakterdir.

Hastalık “tercih edilmeyen kayıtsız”dır; elbette sağlıklı olmayı seçmek daha akla uygundur. Ama hastalık geldiğinde, insanın elinden alınmayan bir alan vardır: tutum ve seçim. Stoacı bakışla asıl soru “Neden ben?” değil, “Bu durumda adil, ölçülü, cesur ve bilge kalmayı nasıl başarabilirim?” olur.


Stoacı felsefe'de erdem, erdemsizlik ve kayıtsız olanları anlatan infografik

Stoacı Bakışla Yaşam

Hayatı bir kart oyununa benzetebiliriz: Elinize gelen kartlar (sağlık, para, statü, kayıp, şans) büyük ölçüde kontrolünüz dışındadır; yani kayıtsızdır. Fakat oyunu nasıl oynadığınız (dürüst mü oynadınız, soğukkanlı mı kaldınız, hile mi yaptınız) sizin elinizdedir. Stoacı için asıl ustalık “iyi kartlar” değil, iyi oyuncu olmaktır.

Sonuç: Stoacı Felsefede Kısaca Erdem Nedir?

Stoacı felsefede erdem (arete), en kısa tanımıyla insanın kendi rasyonel ve sosyal doğasına ve evrensel doğaya (Logos) uygun yaşamasıdır. Stoacılar için erdem, insan hayatındaki tek gerçek iyidir; diğer her şey (zenginlik, sağlık, itibar gibi "kayıtsız" unsurlar) erdemin yanında ikincil kalır.

Stoacılıkta iyi ve kötü, dışarıda olan bitende değil; içeride, seçimlerimizde yatar. Dış koşullar ise hayatın bize verdiği enstrümanlardır: onları erdemle kullanırsak yükseltir, erdemsizlikle kullanırsak kirletiriz.

İlgili Rehber Yazıları


Faydalanılan Kaynaklar

  1. Donald Robertson, (2013), Stoicism and the Art of Happiness

  2. Edward Vernon Arnold, (2014), Roman Stoicism

  3. Einzelgänger, (2023), Stoicism for Inner Strength

  4. William B. Irvine, (2009), A Guide to the Good Life

  5. Tom Morris, Gregory Bassham, (2024), Stoicism For Dummies

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

© 2025 Yeşil Yazılar - Tüm Hakları Saklıdır. İçerikler İzinsiz Kullanılamaz ve Çoğaltılamaz.

ABONE OLUN, ÜCRETSİZ KURGU DIŞI KİTAP E-POSTA BÜLTENİNE KATILIN

Aboneliğiniz icin teşekkurler!

bottom of page