Stoa Felsefesinde Erdemli Olmak: Dört Erdemi Rehber Edinmek
- Birol SAĞLAM
- 12 Haz 2024
- 6 dakikada okunur

Doğaya ve rasyonel akla göre yaşamayı günlük pratiğe nasıl dönüştürdüğümüz Stoacı temel erdemlerle ilgilidir. Stoacılar için erdemli olmak iyi yaşamak ve mutluluğa ulaşmak için gerekli ön koşuldur.
Bir erdem basitçe davranışa yön veren kişilik özelliğidir, karakterin dışa vurumudur. Örneğin, bazı insanlar alçakgönüllü olmaya eğilimlidir; bu kişisel özelliği davranışlarına yansır ve karşılaştıkları insanlara cömert, samimi ve içten gelen tutum ve davranışlarla kendini gösterir.
“Erdemli olmak” durumunun tersi “erdemsiz olmak” yani ahlaksızlıktır. Örneğin alçakgönüllülüğün tam tersi kibirdir. Kibirli insan tutum ve davranışlarıyla çevresine rahatsızlık verir ve bu insanın iyi bir karaktere sahip olduğu düşünülemez.
Stoacılar insanı iyi bir yaşam sürmeye götüren dört temel erdem tanımladılar: Pratik bilgelik, cesaret, adalet ve ölçülülük.
Stoacılar tarafından bu bağlamda kullanılan Yunanca kelime, genellikle “erdem” olarak çevrilen, ancak daha doğrusu “mükemmellik" anlamına gelen “arete”'dir. Dolayısıyla Stoacılar bize mükemmel insanlar ya da olabileceğimiz en iyi insanlar olmaya çalışmamız gerektiğini söylemektedir.
Pratik Bilgelik Erdemi
Stoacı felsefede pratik bilgelik (phronesis) neyin gerçekten iyi, neyin kötü ve neyin "kayıtsız" olduğunu ayırt etmeyi sağlayan temel bir bilgi türüdür. Bu yeti, genellikle "yaşama sanatı" veya "yaşama bilimi" olarak adlandırılır ve insanın nihai amacı olan mutluluğa (eudaimonia) ulaşmasını sağlayan en önemli araçtır.
Stoacılar, pratik bilgeliği diğer tüm temel erdemlerin (adalet, cesaret ve ölçülülük) temeli ve kaynağı olarak kabul ederler. Bilgelik olmadan diğer erdemlerin doğru bir şekilde uygulanması mümkün değildir; örneğin cesaret, neyin korkulmaya değer olup neyin olmadığını bilmeyi gerektiren bir "bilgelik" biçimidir.
Pratik bilgelik, günlük hayatta şu zihinsel süreçleri kapsar:
• Olaylar hakkında doğru yargılara varma yetisi.
• Koşulları rasyonel bir süzgeçten geçirme kabiliyeti.
• Beklenmedik durumlarda akılcı çözümler üretebilme yeteneği.
• Neyin yapılacağı ve neyin yapılmayacağı konusunda kesin bir kavrayışa sahip olma.
Pratik bilgeliğin en pratik özelliği, neyin bizim kontrolümüzde olup neyin olmadığını (kontrol ikilemi) ayırt etmemizi sağlamasıdır. Bilge bir kişi, enerjisini sadece kendi iradesi altındaki yargı ve eylemlere odaklaması gerektiğini bilir; dışsal olaylara (zenginlik, itibar, sağlık gibi "kayıtsız" unsurlar) karşı duygusal bir mesafe koyar.
Pratik bilgelik, insanın rasyonel ve sosyal doğasına uygun hareket etmesini sağlar. Bu yeti sayesinde kişi, evrensel doğanın (Logos) işleyişini kavrar ve kendi aklını bu evrensel düzenle uyumlu hale getirir.
Pratik bilgelik pasif bir bilgi değildir; zihne gelen izlenimlerin sürekli olarak test edilmesini ve sorgulanmasını içeren aktif bir "zihinsel teyakkuz" halidir. Bu farkındalık sayesinde kişi, irrasyonel duyguların (tutkuların) pençesine düşmekten kurtulur ve her anını en yüksek versiyonunu sergileyerek yaşar.
Özetle; pratik bilgelik, hayatta karşılaşılan her durumda akılcı ve ahlaki açıdan en doğru seçimi yapabilme sanatıdır.
Cesaret Erdemi
Stoa felsefesinde cesaret (andreia), yalnızca fiziksel bir kahramanlık değil, derin bir zihinsel hazırlık, ahlaki sağlamlık ve bir tür "yaşama bilimi" olarak kabul edilir. Stoacılar cesareti, korkulardan arınmış bir ruh hali ve zorluklar karşısında sergilenen sarsılmaz bir direnç olarak görürler.
Stoacı öğretide cesaret, teknik olarak "neyin korkutucu olduğu, neyin korkutucu olmadığı ve neyin ikisi de olmadığına dair bilgi" olarak tanımlanır. Bu tanıma göre, korkulacak tek şey kişinin kendi karakterindeki bozulma veya erdemsizlik halidir. Korkulmayacak (kayıtsız) şeyler ise ölüm, acı, yoksulluk veya itibar kaybı gibi dış faktörlerdir; bunlar ruhun özgürlüğünü elinden alamaz.
Cesaret sadece savaş meydanındaki fiziksel yiğitlik değildir; aynı zamanda hastalık, yaşlılık, sürgün veya toplumsal baskı karşısında doğru olanı yapma iradesini sürdürmektir.
Stoacılar bir erdeme sahip olanın tümüne sahip olduğunu savunur. Bu nedenle, gerçek cesaret adaletli ve bilgece olmalıdır; adil olmayan veya düşüncesizce yapılan bir eylem Stoacı anlamda cesur değil, sadece "atılganlık" veya "çılgınlık" olarak nitelendirilir.
Cesaret; sabır, azim, özgüven, çalışkanlık (industriousness) ve yüksek ruhluluk gibi nitelikleri bünyesinde barındırır.
Stoacı bilge bile ani bir tehlike anında fiziksel olarak sarsılabilir; ancak cesaret, bu ilk fiziksel tepkinin akıl yoluyla dizginlenmesi ve rasyonel karardan sapılmamasıdır.
Özetle; Stoacı cesaret, kişinin kendi kontrolünde olmayan dış olaylara karşı kayıtsız kalması ve yalnızca kendi iradi seçimlerini ahlaki birer zafer olarak görmesidir. Cato veya Sokrates gibi rol modeller, ölüme bile gitseler "iyi adamın başına kötü bir şey gelmeyeceği" inancıyla bu erdemi en uç noktada sergilemişlerdir.
Adalet Erdemi
Stoa felsefesinde adalet (dikaiosunê), en geniş anlamıyla insanın sosyal bir varlık olarak diğer insanlarla kurduğu ilişkilerdeki mükemmelliği ifade eder. Stoacılar adaleti, sadece hukuk kurallarına uymak değil, rasyonel bir varlık olan insanın doğasına uygun olarak toplumsal uyumu ve hakkaniyeti gözetmesi şeklinde tanımlarlar.
Stoacı terminolojide adalet, teknik olarak "herkese hak ettiğini (veya payına düşeni) verme bilgisi" olarak tanımlanır. Bu bilgi, hangi durumda kime neyin dağıtılacağı, kiminle nasıl bir ilişki kurulacağı ve toplumsal kaynakların nasıl adil paylaşılacağına dair pratik bir rehberlik sunar.
İnsan özü itibarıyla sosyal bir canlıdır; adalet ise bu sosyal doğanın "zirve" noktası ve vazgeçilmez bir unsurudur. Marcus Aurelius’a göre insan, bir bütünün (insanlığın) ayrılmaz bir parçasıdır ve ortak yarar (koinonikai) için çalışmak adaletin özüdür.
Adalet sadece katı yasalarla sınırlı değildir; bünyesinde hakkaniyet, nezaket, yardımseverlik, iyilikseverlik ve dürüstlüğü de barındırır. Seneca’ya göre adalet, düşmanı dahi dosta dönüştürmeye çalışmayı ve başkalarına karşı daima merhametli olmayı gerektirir.
Stoacılara göre adalet, diğer kardinal erdemlerden (bilgelik, cesaret, ölçülülük) ayrı düşünülemez. Örneğin, cesur bir eylem eğer adalete hizmet etmiyorsa gerçek bir cesaret değil, sadece "atılganlık" veya "çılgınlık" olarak görülür.
Sokratik gelenekten gelen bu ilkeye göre, birine haksızlık yapan kişi kendi karakterine (ruhun yönetici yetisine) zarar verdiği için, haksızlığa uğrayan kişiden daha kötü durumdadır.
Özetle; Stoacılar için adalet, insanların birbirine yardım etmek ve bir bütün olarak insanlığın refahını sağlamak üzere tasarlandığına dair sarsılmaz bir inanca dayanır. Haksızlık yapmak, doğanın rasyonel planına ve ilahi düzene karşı işlenmiş bir saygısızlık olarak kabul edilir.
Ölçülülük (Ilımlılık) Erdemi
Stoacı felsefede ölçülülük (sôphrosunê), en genel anlamıyla arzuların, hazların ve dürtülerin rasyonel bir şekilde yönetilmesi ve dizginlenmesidir. Bu erdem, aşırılığa veya kontrolsüzlüğe karşı durur ve kişinin neleri seçmesi veya nelerden kaçınması gerektiğine dair pratik bir bilgi türü olarak tanımlanır.
Ölçülülük, kişinin kendi davranışları üzerinde kurduğu mutlak hakimiyettir. Epiktetos, meşhur "dayan ve feragat et" sloganındaki "feragat etme/sakınma" kısmını ölçülülükle ilişkilendirir. Bu, kişinin mantıksız hazlara ve anlık iştahlara karşı koyabilme gücüdür. Stoacılar, öz-disiplinin aynı zamanda gerçek özgürlük olduğuna inanırlar; çünkü bu sayede kişi dışsal faktörlerin kölesi olmaktan kurtulur.
Ölçülülük, Stoacı "dikkat" (prosoche) kavramıyla yakından ilişkilidir. Kişi, zihnine gelen bir hazzın veya arzunun izlenimine hemen kapılmak yerine, durup bu izlenimi rasyonel bir süzgeçten geçirmelidir. Bu erdem, kişinin bir "gece bekçisi" gibi zihnine giren her düşünceyi sorgulamasını ve aceleyle onay vermemesini sağlar.
Özetle; Stoacılıkta ölçülülük, "yeterli olanla yetinme sanatı" olup, aklı tutkuların ve kontrol edilemeyen dışsal etkilerin kölesi olmaktan kurtaran hayati bir güçtür.

Stoacı Erdemler Birliği
Stoacılıkta erdem (arete), sadece belirli anlarda sergilenen bir davranış değil, ruhun sarsılmaz, tutarlı ve yerleşik bir karakter yapısı olarak tanımlanır. Bir bilgenin karakteri, tıpkı iyi işlenmiş bir kumaşın rengini tamamen emmesi gibi, felsefi ilkeleri bütünüyle içine sindirmiştir. Bu nedenle bilgenin her eylemi, karakterindeki bu bütünsel mükemmelliğin bir yansımasıdır.
Stoacı bilge, "bazen cesur" olan biri değildir. Onun ruhunda erdemin birliği vardır; yani bir erdeme (örneğin adalete) sahipse, bu erdem otomatik olarak bilgeliği, cesareti ve ölçülülüğü de beraberinde getirir. Eğer bir yargıç, bir suçluyu mahkum etmek için gerekli cesareti gösteremiyorsa, Stoacı bakış açısına göre o kişi sadece korkak değil, aynı zamanda adaletsiz ve bilgelikten yoksundur. Bilgenin karakteri bir bütündür; birini uygularken aslında hepsini sergilemektedir.
Bilgenin karakteri o kadar yerleşiktir ki, akşam yemeğinden sonra çıktığı sıradan bir yürüyüş bile karakterinin bir dışa vurumudur. Stoacılar buna "akıllıca yürüyüş" (phronimōs peripatein) adını verirler. Bu eylemde bilge; zamanını nasıl kullandığının bilincinde olarak bilgeliği, adımlarındaki dengeyle ölçülülüğü, yürüyüş amacına olan sadakatiyle de kararlılığı sergiler.
Dışarıdan bakıldığında sıradan bir insan ile bir bilge aynı şekilde yürüyor veya aynı oku atıyor gibi görünebilir. Ancak bilgenin eylemi, onun sarsılmaz içsel kalesinden ve rasyonel niyetinden doğduğu için bir "erdemli karakter beyanı" niteliğindedir.
Erdemli Olmak Dört Erdemi Benimsemekle Mümkündür
Özet olarak modern Fransız filozof Pierre Hadot’un tanımlamasıyla;
*Bilgelik, "neyin yapılması veya yapılmaması gerektiğinin bilimi.”
*Cesaret, "neyin hoş görülmesi veya hoş görülmemesi gerektiğinin bilimi.”
*Adalet, "neyin dağıtılması veya dağıtılmaması gerektiğinin bilimi.”
*Ilımlılık, "neyin seçilmesi veya seçilmemesi gerektiğinin bilimi”dir.
Stoacı felsefedeki nihai iyilik erdemdir; çünkü gerçekten erdemli olmak ve eylemleriniz ve niyetlerinizle onurlu bir yaşam sürmek için dört erdemin tümünü benimsemeniz gerekir.
Stoacı için erdemli olmak tek hedeftir. Erdemli bir insan, kendisine gerçek övgüler kazandıran niteliklere sahip olan ve bu nitelikler aracılığıyla insan olarak potansiyelini yerine getiren kişidir.
İlgili Rehber Yazılar
Faydalanılan Kaynaklar:
1.John Sellar, (2006), Stoicism
2.Massimo Pigliucci, (2021), Think Like Stoic
3.Massimo Pigliucci, (2020), The Stoic Guide to a Happy Life
4.Prof.Dr.Ahmet Cevizci, (2015), Felsefeye Giriş
5.Donald B. Grey, (2020), Stocism Book Of Happiness; How To Be A Stoic In The Modern World For Beginners Seeking Peace, Wisdom, Self-Discipline And Calmness In Life
6. Donald Robertson, (2013), Stoicism and the Art of Happiness
7. Einzelgänger, (2021), Stoicism for Inner Peace
8. Donald J. Robertson, (2024) How to Think Like Socrates: Ancient Philosophy as a Way of Life in the Modern World
9. Ryan Holiday, (2020), Lives of the Stoics; The Art of Living from Zeno to Marcus Aurelius
10. Jonas Salzgeber, (2019), The Little Book of Stoicism




Güzel bir yazı olmuş